Bazı fotoğraflar var sevgilim. Köşesinde parmağın göründüğü için bile güzel olan.

Bir kadın var. Bir de adam.

 Kadın çok sinirli,  çabuk küsüyor, çabuk kızıyor, çabuk sinirleniyor, hiç ağlamıyor.

Adam çok sakin, sinirlenmiyor, o kadına küsemiyor, kızamıyor, ama çok ağlıyor.

Bir kadın var. Hatta bu kadın o kadın. Çabuk sinirlenen kadın Bir adamı çok seviyor. Bu adam da o adam aslında. Hani sinirlenmeyen adam,  o da kadını çok seviyor. Kadınla adam çok seviyor. Kadınla adam çok aşık.

Birbirlerinin her şeyi oluyorlar. Ama her şeyi.  Adam kadının , kadın da adamın en iyi arkadaşı mesela.

Bir gün birbirleri için ölebileceklerini anlıyorlar. Her gün aynı ten kokusuyla uyanmak için dua ediyor ikisi de. Her sabah 2 diş fırçası görmek istiyorlar. Kahvaltı da sadece iki tabak, iki çatal, iki kaşık. Ve tek yastık.

Sonra kadın korkuyor. O adam olmadan hayattan zevk alamayacağını bildiği için korkuyor. Adam giderse bir daha kendine gelemeyeceği için korkuyor. O giderse kendine gelmek istemeyeceği için korkuyor. Adam, kadın bunları düşünüp korkarken o kadını daha çok mutlu etmenin yollarını arıyor, sürprizler yapıyor.

Ve kadın korktuğu için, korkak olduğu için gidiyor.O adamın gitmesinden korktuğu için gidiyor. Daha az üzüleceği falan yok ama gidiyor. 

Sonra mı ?Adam ölüyor. Kadın da.

Ekmeğine reçel sürebilir miyim ?

Sana söyledim.

Masanın bir ayağı diğerlerinden kısa

Yine yapmamışsın bak 

Tamam kızmıyorum neyse ki çaydanlık devrilmedi.

sevmediğim haberlerin olduğu bir gazete buldum.

Altına koyduk mu tamamdır.

Hallettim ben. 

‘Hayatım ekmeği unutmuşum gelirken getirir misin’

Arka bahçemizi seviyorum. 

Geceleri baya rüzgar esiyor.

Bazı geceler

Üzerine bir şeyler alıp dışarı çıkıyorsun. 

Sandalyeye oturuyorsun.

Haber vermiyorsun ki evde bulamıyorum seni korkuyorum

Aşağı iniyorum yanına

üzerime hiçbir şey almadan, çıplak ayakla.

Kızmasana seni merak ettim.

Tamam üşümüyorum 

Batmadı ayağıma hiçbir şey gerçekten, bak batmamış gördün mü

Sarılıyorsun hemen. 

Sıcacıksın.

Ne kadar oldu sana ilk kez sarılalı bilmiyorum ama

Ne zaman üşüsem çok sıcaksın.

Hamak var.

Uzansana, yanına geleyim

Bir dakika bekle dış kapıyı kapatayım, böcekler doluşuyor eve hiç sevmiyorsun sen. Hah geldim işte.

Uyudun mu yoksa. 

Sevgilim uyudun mu ?

Uyumuşsun.

Beni

Bir daha

Öpmek 

İstemeyebilirsin.

Beni bir daha görmek bile istemeyebilirsin.

Ama istemezsin.

Omuzlarımı öpmemek senin için de ölüm çünkü.

Bundan eminim.

Hava o kadar güzel ki.

Yarım kollu bir şey giyince terlemezsin

Üşümezsin de.

Akşam üstü üşüyebilirsin biraz.

Ama sana sarılırım ve üşümekten vazgeçersin.

Sen

Benden 

Vazgeçemezsin 

Çünkü yanına yattığım da 

Bunu hissediyorum

Sarılınca , kalplerimiz bir araya geldiğinde.

Benim için attığını hissediyorum.

Seni hissediyorum.

Ve Hissetmenin her şeyden önemli olduğunu biliyorum

Omuzlarımı öptüğünde yaşadığımı hissediyorsam.

Öpmezsen öleceğimi bilirim. 

Saçlarıma dokunmazsan yanında yatarken

Yanına kıvrılamazsam

Ve sen kahkaha atarken dişlerini öpmeme izin vermezsen,

öleceğimi biliyorum.

Ve sen beni öldürmek istemezsin.

Seni Seviyorum.

Gitmene izin veremeyecek kadar.

’ Evet. Boğazda bir yalı istiyordum. Ama onun hiçbir şeyi yok.

Evi boşver, diş fırçasını koyabileceği bir bardak yok.

Anahtarı yok.

Ama onu seviyorum.

Boğazdaki o yalıdan 

ve 

sahip olabileceğim tüm anahtarlardan 

çok.

Seviyorum.

NIGHTNIGHT by DEDDY